Anasayfa Liderlik Eğitimleri Lider Olarak Ne Kadar Etkin Dinliyorsun?
Liderlik Eğitimleri

Lider Olarak Ne Kadar Etkin Dinliyorsun?

Paylaş
Support group meeting. Multi-ethnic group of people of different generations in a circle at psychotherapy meeting in a community mental health center.
Paylaş

Birçok lider, ekibini iyi
tanıdığını düşünür. Kim nasıl tepki verir, kim neyi sever, kim hangi durumda
zorlanır Zamanla herkes için zihinde bir profil oluşur.

Ve bir süre sonra şu cümle
içten içe yerleşir: “Ben onu biliyorum.”

Nasıl büyük bir tezat. Ben
onu biliyorum dediğimiz nokta liderliğin sessizce zayıflamaya başladığı
noktadır.

Neden derseniz, artık biz,
karşısındaki kişiyi dinlemekten vazgeçer, zihnimizde oluşturduğumuz versiyonu
dinlemeye başlarız.

Bir toplantıda ekipte o kişi
konuşur ama lider aslında geçmiş deneyimleri duyar.
Cümle tamamlanmadan anlam verilir, niyet yüklenir, sonuç çıkarılır.

“Yine aynı konu…” “Bu zaten
hep böyle…” “Bunu biliyorum…” “Onun ne düşündürüğünü biliyorum“

Oysa gerçek şu: İnsanlar
sabit değil. Koşullar değişir, yükler artar veya azalır, motivasyon dalgalanır,
hayat akmaya devam eder.

Ama bizim zihnimizde oluşan kayıtlar,
yeni gerçeğin önüne geçer.

Gerçek liderlik, her gün
yeniden görmeyi, her gün önyargısız dinlemeyi gerektirir.

Bir çalışan “Bir süredir
zorlanıyorum” dediğinde,bunu geçmiş performansıyla değerlendirmek kolaydır.

Ama zor olan şudur: O
cümleyi ilk kez duyuyormuş gibi dinlemek.

Çünkü belki bu sefer
gerçekten zorlanıyordur. Belki görünmeyen bir yük taşımaktadır.
Belki de sadece duyulmaya ihtiyacı vardır. Ama “tanıyorum” dediğimiz anda, bu
ihtimali kaybederiz.

Dinlemek, bir niyettir.

Çoğu zaman dinlememizin
önündeki en büyük engel iç sesimizdir. Cevap hazırlayan zihnimiz. Hızlı sonuç
isteyen tarafımız. Kategorize etmeyi seven alışkanlıklarımız ve en tehlikelisi,
geçmişe dayanarak bugünü yorumlama refleksimiz.

Liderler çoğu zaman çözüm
odaklıdır. Bir sorun duyduğunda hızlıca aksiyon almak ister.

Ama burada kritik bir hata
yapılır: Anlamadan çözmek ve varsayarak ilerlemek

Çalışan daha derdini
anlatırken çözüm sunar, kendi deneyimlerini anlatmaya başlar.
Konunun merkezini fark etmeden değiştirir. Oysa bazı anlarda ihtiyaç çözüm
değildir. Çözüm daha duygusaldır, anlaşıldığını hissetmek.

Ve bu his oluşmadan verilen
hiçbir çözüm, gerçek etki yaratmaz.

Bir diğer görünmeyen tuzak
da kişiler hakkında şablonlar kurgulamamızdır. Tıpkı proje yönetimi veya zor
durum şeması gibi. Uzun süredir birlikte çalıştığımız kişiler için zihnimizde
etiketler oluşur:
“Genelde şikayet etmeyi seviyor” “Gene motivasyonu düşük”

Bu etiketler fark edilmeden
devreye girer ve kişi daha konuşurken filtreleme başlar.

Bu yalnızca iletişimi değil,
güveni de zedeler. Çünkü insanlar, gerçekten dinlenip dinlenmediklerini
hisseder.

Liderlik, hız değil
farkındalık işidir.

Bazen en güçlü liderlik
davranışı, hiçbir şey söylemeden gerçekten dinleyebilmektir.

Kendine şu soruyu sormak
güçlü bir başlangıç olabilir:
“Ben şu an bu kişiyi mi dinliyorum, yoksa onunla ilgili eski fikrimi mi?”

Ve belki de her gün küçük
bir niyet koymak:
“Bugün, en iyi tanıdığımı düşündüğüm kişiyi bile ilk kez dinler gibi
dinleyeceğim.”

Çünkü bazen en büyük
dönüşüm, bizim onu görme biçimimizin değişmesiyle başlar.

Paylaş

Yorum bırakın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2025 NC Akademi Eğitim ve Danışmanlık. Tüm içerik ve yayın hakları saklıdır.